1 TEMMUZ KABOTAJ BAYRAMI VE BAŞKANLIĞIMIZIN MESAJI

1 TEMMUZ KABOTAJ BAYRAMI VE BAŞKANLIĞIMIZIN MESAJI

(Çanakkale Liman Başkanlığı Genel - 01/07/2014)

Bugün,

TÜRKİYE SAHİLLERİNDE NAKLİYATI BAHRİYE (KABOTAJ) ve LİMANLARLA KARA SULARI DÂHİLİNDE İCRAYI SAN'AT VE TİCARET HAKKINDA Kanununun kabulünün 88 inci yıldönümünü kutlamak üzere toplanmış bulunmaktayız.  1 Temmuz 1926 da Genç Cumhuriyet için büyük önem arz eden bu kanun halen önemini korumakla birlikte, bizlere güncel sorunları da çözme sorumluluğu getirmektedir. Kabotaj kanunuyla Türk karasularında yapılacak her türlü ticari faaliyetin gerçekleştirilmesinin Türk Bayraklı gemilerle ve Türk vatandaşlarınca yapılacağı, denizlerin yarattığı ekonomik kazanımlardan ulusumuzun yararlanacağı hüküm altına almıştır.

Denizlerden yararlanmak dediğimiz anda bunu gemilere hizmet verecek kıyı tesislerinden bağımsız düşünmemiz mümkün değildir. Kıyı tesislerimiz olan, Limanlar, iskeleler, balıkçı barınakları, yat limanları ve ahşap iskeleler gibi yapılar deniz ticaretimiz ve deniz turizmi için ne kadar önemliyse bu tür tesislerin planlı ve düzenli olarak yapılması da, sahil şeridimizin ekolojisinin korunması, dokusunun bozulmaması için o kadar önemlidir.    Kıyı tesisi tanımı hiçbir şekilde, deniz canlıları ve çevrenin zarar göreceği şekilde plansız betonlaşma, doldurma ve denizi kirletme özgürlüğü anlamına gelmez.

Kıyıların mümkün olduğunca toplum yararına açık olarak kalması, halkımızın sahillerimizden azami ölçüde faydalanması anayasal olarakta zorunluluktur. Türkiye Cumhuriyeti anayasasının 43 üncü maddesinde ‘Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.’’ denmektedir.

Özellikle turistik bölgelerde her turistik tesisin önüne bir ahşap iskele yapılması ve bu tesis sahiplerinin iskeleleri yalnızca kendilerine ait görüp vatandaşın kullanmasını engellemeleri kabul edilebilecek bir tutum değildir. Ahşap iskelelerin yapım izinleri kamu yararı düşünülerek ve kamuya açık olması kaydıyla verilmektedir. Dolayısıyla kimsenin bunları şahsi malı olarak görmesi kabul edilemez. Denizlerimizi ve kıyılarımızı halk olarak sahiplenmeli, korumalı ve temiz tutmalıyız. Bugün su sporları yaptığımız Saros körfezinde, Çanakkale boğazında ve tüm denizlerimizde bizden sonraki nesillerde su sporları yapabilmelidir. Onlara, bizim bulduğumuzdan daha temiz bir deniz bırakmak ulus olarak ülkümüz olmalıdır.      

Temiz denizlerde güvenli denizcilik için, tüm kamu ve özel kuruluşların üzerlerine düşen sorumluluktan kaçınmayacağına olan inancımla,   Kabotaj ve Denizcilik Bayramınızı büyük bir onur ve gururla kutlarım.


00199243